Şevval Orucu

Ramazan’ı oruçlarla, teravihlerle, Kur’an’la, Kadir gecesiyle, sahur ve seherlerle dolu dolu yaşadık. Bu ayın manevi havası hayatımızın bütün alanlarında yoğun şekilde hissedildi. Bu manevi hayatı devam ettirmek için önümüzde bir fırsatımız daha var. Ramazan ayından sonra Kameri aylardan Şevval ayı geliyor. Bu ayda Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hiç terk etmediği bir sünnet olan; altı gün oruç tutmak büyük bir sevaptır.

Ramazan bayramı biter bitmez hemen altı günlük Şevvâl oruçlarının müstehab kılınması, bir taraftan vücudu kademe kademe normal düzenine alıştırmaya vesîle olurken, asıl olarak Ramazan’daki oruç rûhâniyetini nâfilelerle devam ettirmenin bir telkinidir. (Diyanet Kurulu, Sorularla Cevaplar)

Ramazan’dan sonra şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yılın bütününde oruç tutmuş gibi olur” (Müslim, Sıyam, 204; Tirmizi, Savm, 53; Ebu Davud, Savm, 58-59) buyurmuştur.

Bu oruç peş peşe tutulabileceği gibi ara verilerek de tutulabilir (İbn Abidin, Reddu’l-muhtar, Riyad, 2003; III, 421).   Şevval ayında nafile olarak tutulan oruç, Ramazan’da tutulmayan oruçların yerine geçmez; yani Ramazan’da tutulmayan oruçların ayrıca kaza edilmesi farzdır. Bir oruçta hem kaza hem de nafile yerine niyet edilmesi geçerli olmadığından Şevval ayında tutulan oruçta da bunlardan yalnız birine niyet etmek gerekir. Şevval ayında oruç tutulurken, Ramazan’da tutulamayan oruçların kazasına niyet edilirse bu oruçlar kaza orucu olur. (Hak Dostlarının Örnek Ahlakından 2, Osman Nuri Topbaş, Erkam Yayınları, 2011)

(islamveihsan.com’dan alınmıştır)