Hakkımızda

Hadislere baktığımızda Kütüb-i sitte dediğimiz 6 hadis kitabı yanı sıra (Sahih-i Buhari.  Sahih-i Müslim. Sünen-i Tirmizi. Sünen-i Ebu Davut. Sünen-i Nesei. Sünen-i İbni Mace.) başka kitaplarda mevcuttur.

Fakat Efendimiz (s.a.v) in tasnif edilmiş şekilde sünnetlerini ihtiva eden belli başlı bir kaynak henüz bulunmamaktadır.

Sünnetler ile ilgili kaynak aradığımızda önümüze çıkan genellikle konulara göre tasnif edilmiş hadis kitapları çıkmaktadır.

Acizane elimizden geldiği kadarı ile yazılı kaynaklardan kaynakları ile sünnetleri toplamaya çalışmaktayız.  Yayınladığımız her metinde mutlaka kaynak olmasına özen göstermekteyiz.

Hadis-i Şerifler, âyetleri açıklarlar. Âyetlerde kısa ve öz olarak beyan edilen İlâhî maksatları izah ederler. Kuranda yer almayan bir konuda ise hüküm ortaya koyarlar.

“Namaz kılın!” emri öz hâlindedir; ayrıntısı ise hadislere bırakılmıştır. Namazların rekat sayıları, kılınma biçimleri âyette ayrıntıları ile verilmiş değildir. O halde, sünnet olmasaydı, “Namaz kılın!” emri nasıl yerine getirilecekti? “Ben namazı nasıl kılıyorsam siz de öyle kılın.” (Hadis-i Şerif).

Aynı şekilde,“Zekât verin!” emrinin de tafsilatı ve teferruatı hadis-i şeriflerle sabit olmuştur.

Bazen gün içinde yaptığımız işlerde bir sünneti yaşadığımızın farkında olmadan yaşıyor olabiliriz. Biz burada özellikle günlük ihtiyari olarak yapılan fiillerde farkındalık oluşturmaya da çalışmak istiyoruz.

Mesela;

Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a bir bardak süt getirilmişti. İçerisine su katıldı. Önce kendisi içti. Solunda Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh) vardı, sağında da bir bedevi. Sütten artan kısmı bedeviye verdi ve:”

(Öncelik hakkı) sağındır, sonra da onun sağı(ndan devam etsin)!” buyurdu.” (Buhârî, Hibe: 4, Eşribe: 14, 18; Müslim, Eşribe: 124, (2029); Muvatta, Sıfatu’n-Nebi: 17, (2, 926); Tirmizî, Eşribe: 19, (1894); Ebû Dâvud, Eşribe: 19, (3726);

Bir işe başlarken sağdan başlamak bir sünnettir. Biz bunu alışkanlık olarak yapıyor olabiliriz, ama sünnet niyeti ile yaparsak bir sünneti yaşamanın ecri alınacaktır.

Diğer bir hadiste;

İbnu Abbas (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Suyu deve gibi bir solukta içmeyin. İki-üç solukta (dinlene dinlene) için. Su içerken besmele çekin. Bitirince de Allah’a hamdedin.” (Tirmizî, Eşribe: 13, )

Bir diğerinde;

Hz. Zübeyr (R.A.) anlatıyor: “Resulullah (A.S.V.) buyurdular ki: “Size ümem-i kadime hastalığı  sirayet etti: Bu, hased ve buğzdur. Bu kazıyıcıdır. Bilesiniz; kazıyıcı derken saçı kazır demiyorum. O dini kazıyıcıdır. Nefsimi kudret elinde tutan Zat-ı Zülcelal’e yemin ederim, sizler iman etmedikçe  cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Birbirinizi sevmeye yardımcı olacak şeyi haber vereyim mi: Aranızda selamı yaygınlaştırın.” [Tirmizi, Sıfatu’l-Kıyame 57, (2512).] buyrulmaktadır.

Aynı şekilde su içerken üç yudumda içmek, besmele ile başlamak ve selamlaşmak fiilleri de sünnet niyeti ile yapılırsa ona göre ecri alınacaktır.

Nitekim hadis-i şerifte de bildirildiği gibi ameller niyetlere göredir.

Hz. Ömer R.A. anlatıyor: “Resulullah (aleyissalatu vesselam) buyurdular ki:

“Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah’a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir.” [Buhari, Bed’ü’l-Vahy 1, Itk 6, Menakıbu’l-Ensar 45, Nikah 5, Eyman 23, Hiyel 1; Müslim, İmaret 155, (1907); Ebu Davud, Talak 11, (2201); Tirmizi, Fedailu’l-Cihad 16, (1647); Nesai, Taharet 60, (1, 59, 60).]

Yine, Taberânî’nin rivayet ettiği meşhur bir hadiste sünnetlerin ihyasının önemi görülmektedir:

“Ümmetimin fesadı zamanında (dinin esaslarının sarsıldığı, ümmetin dağılıp parçalandığı ve İslâmî düşüncenin hedmine çalışıldığı bir dönemde) sünnetime, (yol adına getirip ortaya koyduğum disipline) sımsıkı sarılan, hatta onun esaslarından bir tanesini bile ihya eden, şehit sevabı kazanır.”  [Taberânî, el-Mu’cemü’l-evsat, 5/315] Hadisin tenkide maruz rivayetinde ise “ yüz şehit sevabı kazanır” buyrulmaktadır.[ Deylemî, Müsned, 4/198; Beyhakî, Kitabü’z-zühdi’l-kebîr, 2/118]

 

Bir Cevap Yazın

*